En Sevdigim Palet | Pastel Nude
By zeynep'ingünlügü 05:19 nyc, oje, özlem, saç bakım
Hayatta seçecegim üç tane palet olsa birisi mutlaka PASTEL NUDE palet olurdu. Tam anlamıyla kurtarıcı bir palet. Ne zaman bir seyahate gitcek olsam. Yanıma az ürün almak istedigimde gözü kapalı aldıgım palet.
Gece içinde gündüz içinde kullanabiliyorum. Küçük tasınması kolay ama içinde ihtiyacım olan bütün renkler var.
Sütlü kahvenin dibini baya gördüm... Turuncu ve beyaz renginide sık sık kombinler halinde kullanıyorum. Bronz ve metalik iki rengin ise dibini görmeme çok az kaldı. :)
Azıcık alsanız bile rengini çok güzel veriyor. Benim en sevdigim ve palet almak istiyorum ne almalıyım diyenlere de önerdigim canım palet :)
Siz bu paleti daha önce denediniz mi? Yorumlarınızı bekliyorum. Bana yazmayı unutmayın!
Z.
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
You Might Also Like
Okul bitti, ve ben mezun oldugumu dahi anlayamadan sadece iki ay sonra master'a basladım. Bu konuda bazen acelemi ettim diye de düsünmüyor degilim. Yani ilk olarak bu benim hayalimdi evet lakin mezun oldugumu anlamadan, mezun ve issiz triplerine giremeden yeniden ögrenci oldum. Sanırım ruhumun bir parçası sonsuza kadar ögrenci kalmak istiyor...
Akademisyen olmak beni bu zor ve uzun yolda yürümek için motive ediyor. Son zamanlarda oldukça yoruluyorum lakin bir hedefiniz varsa yataktan koşarak kalkıyorsunuz. :) Gerçi çocukken bir sürü hayalimde meslek vardı, içlerinden vazgeçemedigim tek sey hakimlik.. Ve beni buraya sürükleyen de idari hakim olma planlarıydı.. Oysa simdi akademisyenlik yolunda yürüyorum. Hayat bazen çok kafa karıstırıcı...
Sonucta istedigimiz herseyi olamamamız çok saçma degilmi...
Umarım siz dünyanın bir yerinde istediginiz isi yapıyorsunuzdur...
Z.
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
snapchat; izbekelebek
You Might Also Like
Bir Fincan Kahve Ve Sadelik Lütfen! | Minimalizm
By zeynep'ingünlügü 03:52 aile, blog yazarlıgı, motivasyon, mutlu, mutlu pazar, özlem, Soğuk kahve
Ögrencilik hayatımın sonlanmasına malum 2 ay kaldı. Ne cok dertlenmissem artık bu duruma her fırsatta söylüyorum. Gelecek kaygısıdır, efendime söyleyim is arayısıdır, aman paramı harcamıyım yarın öbür gün lazım olur diyip yastık altı yapıyorum. Zaten bir kaç ay öncede artık çılgınca tüketim yapmıyacagımı, ihtiyacım olan kadar alacagıma karar vermis ve bunuda duyurmustum.
Geçenlerde sevgili ılgının bir videosunu izledim. Sadelesmek üzerine çok güzel bir video. Merak edenler için tık tık kendisi olayı çok güzel anlatmıs. Eger ilginizi çekerde uygulamak isterseniz ordan fikir alabilirsiniz. Ben bugün kendi kararlarımdan ve basımdan geçenlerden bahsedicem :)
Malumunuz önce çılgınca koleksiyonlar yaptırdılar bize sonrada sadelesmek adına hepsini elimizden çıkarmak trend oldu. Ben çılgınca koleksiyonlar hiç yapmadım ama maddi sadelesmek içinde çaba harcamıyorum. Oldukça karısık bir cümle oldu farkındayım... Ben maddi olarak degilde manevi olarak sadelesmekten baslamaya karar verdim.
Canınızı sıkan, enerjinizi alan insanları, durumları ve sartları çıkarmak yani.
Kafanızda sürekli dolasan bir türlü sonuca baglıyamadıgınız o durumdan vazgeçin mesela... Düsünmeyin, olmuyorsa olmasın kendi olana kadar dagınık kalsın. Dikkatinde zihninde orda olunca kendini yormaktan baska eline ne geçiyor?
Eger sizi mutlu etmeyen aksine huzursuz ve gergin hissettiren kisiler varsa ilk onları çıkarın hayatınızdan. Hani herseye olumsuz ve tersinden yaklasanlar varya onlar iste... Bırakın gitsinler, çevrenizde sizi destekleyen pozitif insanları barındırın. Bir daha gelmeyecegini bildigin bir dünyada o insanları çekmek niye?
Bazı sartlar vardır ki degistiremezsin. İçinde bulundugun durum, katlanmak zorunda oldukların bazen bu konuda elinden bir sey gelmez... O zaman en güzeli ayak uydurmak. Neden degismiyor demek yerine oldugu gibi kabullenmek ve ona göre bir kalıp çizmek.
Ruhunuzu bu basit adımlarla sadelestirdiginizde aslında daha dinlenmis ve iyi hissedeceksiniz. Ben sahsen kendimi daha iyi hissettin.
Kendinizden bir tane daha olmadıgını ve geçen anın bir daha gelmeyecegini unutmayın. O yüzden en çok kendimizi seviyor ve sadelesiyoruz!
Geçenlerde sevgili ılgının bir videosunu izledim. Sadelesmek üzerine çok güzel bir video. Merak edenler için tık tık kendisi olayı çok güzel anlatmıs. Eger ilginizi çekerde uygulamak isterseniz ordan fikir alabilirsiniz. Ben bugün kendi kararlarımdan ve basımdan geçenlerden bahsedicem :)
Malumunuz önce çılgınca koleksiyonlar yaptırdılar bize sonrada sadelesmek adına hepsini elimizden çıkarmak trend oldu. Ben çılgınca koleksiyonlar hiç yapmadım ama maddi sadelesmek içinde çaba harcamıyorum. Oldukça karısık bir cümle oldu farkındayım... Ben maddi olarak degilde manevi olarak sadelesmekten baslamaya karar verdim.
Canınızı sıkan, enerjinizi alan insanları, durumları ve sartları çıkarmak yani.
Kafanızda sürekli dolasan bir türlü sonuca baglıyamadıgınız o durumdan vazgeçin mesela... Düsünmeyin, olmuyorsa olmasın kendi olana kadar dagınık kalsın. Dikkatinde zihninde orda olunca kendini yormaktan baska eline ne geçiyor?
Eger sizi mutlu etmeyen aksine huzursuz ve gergin hissettiren kisiler varsa ilk onları çıkarın hayatınızdan. Hani herseye olumsuz ve tersinden yaklasanlar varya onlar iste... Bırakın gitsinler, çevrenizde sizi destekleyen pozitif insanları barındırın. Bir daha gelmeyecegini bildigin bir dünyada o insanları çekmek niye?
Bazı sartlar vardır ki degistiremezsin. İçinde bulundugun durum, katlanmak zorunda oldukların bazen bu konuda elinden bir sey gelmez... O zaman en güzeli ayak uydurmak. Neden degismiyor demek yerine oldugu gibi kabullenmek ve ona göre bir kalıp çizmek.
Ruhunuzu bu basit adımlarla sadelestirdiginizde aslında daha dinlenmis ve iyi hissedeceksiniz. Ben sahsen kendimi daha iyi hissettin.
Kendinizden bir tane daha olmadıgını ve geçen anın bir daha gelmeyecegini unutmayın. O yüzden en çok kendimizi seviyor ve sadelesiyoruz!
Kocaman sarıldım!
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
You Might Also Like
Bugün Geri Kalan Hayatımın İlk Günüydü Ve Ben Çok Kararsızdım
By zeynep'ingünlügü 02:03 acı, aile, deneme, geçmiş, günlük, kararsızlık, keder, özlem
Bazı günler hiç uyanmak gelmez içimden. O günü next next yapıp ertesi güne geçmek için yoğun istek duyarım.
İnsan uyanır uyanmaz kararsızlık yağmuruna tutulur mu? İster mevsim geçişi diyin, ister depresyon... Ben yorgun bir savaşçıyı oynuyorum.
Hiç bir şeyin beni mutlu edemediği, mutsuzluklar ve memnuniyetsizlikler ülkesine savruluyorum. Ve bu durupdururken hiç bir sebeb yokken olabiliyor.
Demek ki bir insanın stabil ruh haline sahip olması elinde olanlarla bir ilgisi yokmuş. Hiçbir şeyi olmayan insanlar herşeyi olan insanlardan daha mutlu yada daha huzurlu olabiliyormuş. Bunu neden mi yazdım?
Ne elimde olanlardan dolayı şımarıklık yapmak, nede olmayanlar için sitemde bulunmak... Yazdım çünkü yazmak benim için terapiydi ve ben bunu keşfettiğim günden beri yazıyordum.
Her şeye sahip olmak gibi isteklerim olmamasına özen gösterdim. Elde etmek için çabalamak bizim evimizde önemli bir kuraldı. Yemek yemek için sofraya yardım etmelisin, dışarıya çıkmak istiyorsan önce ödevlerin bitmeli, istediğin bir şeyi almak için kendi harçılıgından da bir şeyler koymalısın....
Bu bana doyumlu olmayı öğretti. Büyüyüp kendi ayaklarım üstünde durmaya başladığımda gerçek dünya ile ne kadar paralel yetiştirildiğimizi gördüm. Hiç zorluk çekmeyip; hayatı öğrettiğin için teşekkür ederim baba...
Arkamı her döndüğümde kocaman bir çınar gibi hissettim gölgesini... Takılıp düşmeme de izin verdi, koşup uçmamada...
Kanatları hep üstümdeydi ama bir o kadar özgür bıraktı...
Çocukluğumun ilk arkadaşıydı, ilk dayanağım. Ben ne yaparsam yapıyım her zaman koşulsuz destekledi beni... Bazen anlattıklarım hakkında hiçbir fikri olmasa bile daima dinledi, Akıl verdi, istediğim zaman elinden gelen her şeyi yaptı. Benim ise tek amacım onu gururlandırmaktı.
Bunun gibi zamanlarda kararsızlıklarımın içinde aklıma hep bu gelir. ^Babam benim yanımda^ bu benim için bir 'motto' güçsüz yada yalnız hissettiğimde; bitmek bilmez bir güç kaynağı...
'İnandığın hedefler uğruna yürü' der, herzaman... 'Kimse seni alkışlamasa da devam. Yapamazsın deseler de vazgeçme. Bir gün başardığın da herkes yanında olucak...'
Başardığım zamanlar herkes yanımdayken çaresizliğe düştüğümde kimseyi göremiyorum. Yanımda olanlar bildiğim, güvendiğim insanlar. Zaten az olsun öz olsun değil mi?
Bana inanan herkese bende inanıyorum...
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
İnsan uyanır uyanmaz kararsızlık yağmuruna tutulur mu? İster mevsim geçişi diyin, ister depresyon... Ben yorgun bir savaşçıyı oynuyorum.
Hiç bir şeyin beni mutlu edemediği, mutsuzluklar ve memnuniyetsizlikler ülkesine savruluyorum. Ve bu durupdururken hiç bir sebeb yokken olabiliyor.
Demek ki bir insanın stabil ruh haline sahip olması elinde olanlarla bir ilgisi yokmuş. Hiçbir şeyi olmayan insanlar herşeyi olan insanlardan daha mutlu yada daha huzurlu olabiliyormuş. Bunu neden mi yazdım?
Ne elimde olanlardan dolayı şımarıklık yapmak, nede olmayanlar için sitemde bulunmak... Yazdım çünkü yazmak benim için terapiydi ve ben bunu keşfettiğim günden beri yazıyordum.
Her şeye sahip olmak gibi isteklerim olmamasına özen gösterdim. Elde etmek için çabalamak bizim evimizde önemli bir kuraldı. Yemek yemek için sofraya yardım etmelisin, dışarıya çıkmak istiyorsan önce ödevlerin bitmeli, istediğin bir şeyi almak için kendi harçılıgından da bir şeyler koymalısın....
Bu bana doyumlu olmayı öğretti. Büyüyüp kendi ayaklarım üstünde durmaya başladığımda gerçek dünya ile ne kadar paralel yetiştirildiğimizi gördüm. Hiç zorluk çekmeyip; hayatı öğrettiğin için teşekkür ederim baba...
Arkamı her döndüğümde kocaman bir çınar gibi hissettim gölgesini... Takılıp düşmeme de izin verdi, koşup uçmamada...
Kanatları hep üstümdeydi ama bir o kadar özgür bıraktı...
Çocukluğumun ilk arkadaşıydı, ilk dayanağım. Ben ne yaparsam yapıyım her zaman koşulsuz destekledi beni... Bazen anlattıklarım hakkında hiçbir fikri olmasa bile daima dinledi, Akıl verdi, istediğim zaman elinden gelen her şeyi yaptı. Benim ise tek amacım onu gururlandırmaktı.
Bunun gibi zamanlarda kararsızlıklarımın içinde aklıma hep bu gelir. ^Babam benim yanımda^ bu benim için bir 'motto' güçsüz yada yalnız hissettiğimde; bitmek bilmez bir güç kaynağı...
'İnandığın hedefler uğruna yürü' der, herzaman... 'Kimse seni alkışlamasa da devam. Yapamazsın deseler de vazgeçme. Bir gün başardığın da herkes yanında olucak...'
Başardığım zamanlar herkes yanımdayken çaresizliğe düştüğümde kimseyi göremiyorum. Yanımda olanlar bildiğim, güvendiğim insanlar. Zaten az olsun öz olsun değil mi?
Bana inanan herkese bende inanıyorum...
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
You Might Also Like
Bahar Aşkına^^ Pembe, Turuncu, Mercan...
By zeynep'ingünlügü 13:12 bahar, cumartesi, eğlence, en güzel aktivite, flormar, kozmetik, özlem
Geldi mi her şey üst üste mi gelir? Rabbim verdimi sorunları vallahi yağdırıyor...
Dudağımda kocaman bir uçuk çıktı. Dudağım şişti ve dehşet acıyor. Bunun için bana önerebilceğiniz birşeyler var mı kızlar? lütfen aşağıya yazın.
Vizelerim başlıyor. Kış bir türlü bitmek bilmedi. Dertlendim ben dostlar! Baharı çok özledim, yaz ise tam bir hasret... Güneşli bir gün yakalayınca hemen geçtim objektif başına.
Baharı daha çok hissetmek için, cıvıl cıvıl olsun içimiz diye koleksiyonumdan üç tane ruj seçtim.
Kendileri benim geçiş mevsiminde en sevdiklerim. Bir diğer güzelliği ise uygun fiyatlı ve ulaşılabilir olması. :)
Flormar suppermatte 204: Mat rujlar benim için apayrı bir öneme sahip. Flormarın mat serisini de oldukça beğendim. Lise yıllarımdan beri tanıdığım bir marka olan Flormar kendisini oldukça geliştirdi. bu anekdotu burda düşmezsem olmazdı :) Tam bir mercan rengi. Çok hafif pembelikte bulunduruyor içinde. Sürümü ise inanılmaz derece yumuşak. bu özelliği ile gözümde değer kazandı :)
GoldenRose velvet matte 02: Mat ruj deyince aklıma gelen ilk marka ve ilk seri. Resmen kozmetik aleminde bir devrim yaptılar velvet serisiyle. Duymayan, yazmayan, denemeyen kalmadı. Gönlümün en birincisidir kendisi. Gül kurusu-pembe bir renk. Pembe nude içinde oldukça güzel bir örnek.
Flormar pretty 322: Bir yaz günü bana gelen 'ya benim niye hiç turuncu rujum yok?' aydınlanması sonucu alınmış olan üründür kendisi. Turuncu niyetiyle alınmış, hafif kırmızıyada kaçan bir renk. Hafif parlak, sürümü kolay, günlük kullanıma uygun. Ben kendisini nedendir bilinmez; mavi eyeliner çektiğim zaman kullanmayı çok seviyorum.
Burda da duruşlarını görebilirsiniz. Dudağımdaki uçuk nedeniyle elimde göstermek durumunda kaldım :)
İçlerinden en çok hangisini sevdiniz kızlar? Sizin baharda en sık kullandığınız rujunuz hangisi? Yazarsanız bir fikir sahibi olurum. :)
Dudağımda kocaman bir uçuk çıktı. Dudağım şişti ve dehşet acıyor. Bunun için bana önerebilceğiniz birşeyler var mı kızlar? lütfen aşağıya yazın.
Vizelerim başlıyor. Kış bir türlü bitmek bilmedi. Dertlendim ben dostlar! Baharı çok özledim, yaz ise tam bir hasret... Güneşli bir gün yakalayınca hemen geçtim objektif başına.
Baharı daha çok hissetmek için, cıvıl cıvıl olsun içimiz diye koleksiyonumdan üç tane ruj seçtim.
Kendileri benim geçiş mevsiminde en sevdiklerim. Bir diğer güzelliği ise uygun fiyatlı ve ulaşılabilir olması. :)
Flormar suppermatte 204: Mat rujlar benim için apayrı bir öneme sahip. Flormarın mat serisini de oldukça beğendim. Lise yıllarımdan beri tanıdığım bir marka olan Flormar kendisini oldukça geliştirdi. bu anekdotu burda düşmezsem olmazdı :) Tam bir mercan rengi. Çok hafif pembelikte bulunduruyor içinde. Sürümü ise inanılmaz derece yumuşak. bu özelliği ile gözümde değer kazandı :)
GoldenRose velvet matte 02: Mat ruj deyince aklıma gelen ilk marka ve ilk seri. Resmen kozmetik aleminde bir devrim yaptılar velvet serisiyle. Duymayan, yazmayan, denemeyen kalmadı. Gönlümün en birincisidir kendisi. Gül kurusu-pembe bir renk. Pembe nude içinde oldukça güzel bir örnek.
Flormar pretty 322: Bir yaz günü bana gelen 'ya benim niye hiç turuncu rujum yok?' aydınlanması sonucu alınmış olan üründür kendisi. Turuncu niyetiyle alınmış, hafif kırmızıyada kaçan bir renk. Hafif parlak, sürümü kolay, günlük kullanıma uygun. Ben kendisini nedendir bilinmez; mavi eyeliner çektiğim zaman kullanmayı çok seviyorum.
Burda da duruşlarını görebilirsiniz. Dudağımdaki uçuk nedeniyle elimde göstermek durumunda kaldım :)
İçlerinden en çok hangisini sevdiniz kızlar? Sizin baharda en sık kullandığınız rujunuz hangisi? Yazarsanız bir fikir sahibi olurum. :)
Hepinizi kocaman kucaklıyorum! :)
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
You Might Also Like
Mutlu Pazar :)
By zeynep'ingünlügü 12:12 aile, geçmiş, mutlu, nostalji, özlem, pazar
Merhabalar :)
Bugün güneşli, mutlu pazar günüydü :). En sevdiğim günlerden biri de hep pazar sabahları olmuştur. Küçüklüğümden beri bir aile geleneğimiz vardı. Her pazar sabahı ailecek kahvaltı. Ama kahvaltıyı daima babam hazırlardı pazar günleri.
Çalışan anne baba çocuğu olanlar için çok sey ifade eder pazar kahvaltıları. Annen ve babanla uzun uzun sohbetler eşliğinde yapılan lezzetli kahvaltılardandır.
Babam uyanır geleneksel patates kavurmasını yapardı. O da kendi babasından öğrenmiş :)
Güzel güzel yapardık kahvaltımızı o günler artık her ne kadar geri de kalmış da olsa ben yinede yaşatmaya çalışırım içimde.
Velhasıl o günlerden gelen bir sempati vardır pazar sabahlarına...
Bende güzel bir pazar kahvaltısı hazırladım kendime. Geçmişi gözümde canlandırarak nostaljik bir kahvaltı yaptım.
Sonra ev için market alışverişine çıktım. Poşetleri bırakıp kankimle yine uzun bir yürüyüş yaptık. Karadenizde güneşli hava bulmak zor olduğu için bugünün güneşini kaçırmak istemedik.
Uzun uzun yürüyüşümüzün ardından denize karşı bir bankta oturduk.
O anlattı, ben dinledim. Ben anlattım, o dinledi...
Manzaramız ise şu eşsiz denizdi...
Güzel havanın tadını çıkarıp evin yolunu tuttuk. Bahardan gelen birgündü. Birazcık nostaljik, birazcık eğlenceli.
Umarım sen de harika bir pazar geçirmişsindir.
Görüşürüz. :)
Bugün güneşli, mutlu pazar günüydü :). En sevdiğim günlerden biri de hep pazar sabahları olmuştur. Küçüklüğümden beri bir aile geleneğimiz vardı. Her pazar sabahı ailecek kahvaltı. Ama kahvaltıyı daima babam hazırlardı pazar günleri.
Çalışan anne baba çocuğu olanlar için çok sey ifade eder pazar kahvaltıları. Annen ve babanla uzun uzun sohbetler eşliğinde yapılan lezzetli kahvaltılardandır.
Babam uyanır geleneksel patates kavurmasını yapardı. O da kendi babasından öğrenmiş :)
Güzel güzel yapardık kahvaltımızı o günler artık her ne kadar geri de kalmış da olsa ben yinede yaşatmaya çalışırım içimde.
Velhasıl o günlerden gelen bir sempati vardır pazar sabahlarına...
Bende güzel bir pazar kahvaltısı hazırladım kendime. Geçmişi gözümde canlandırarak nostaljik bir kahvaltı yaptım.
Sonra ev için market alışverişine çıktım. Poşetleri bırakıp kankimle yine uzun bir yürüyüş yaptık. Karadenizde güneşli hava bulmak zor olduğu için bugünün güneşini kaçırmak istemedik.
Uzun uzun yürüyüşümüzün ardından denize karşı bir bankta oturduk.
O anlattı, ben dinledim. Ben anlattım, o dinledi...
Manzaramız ise şu eşsiz denizdi...
Güzel havanın tadını çıkarıp evin yolunu tuttuk. Bahardan gelen birgündü. Birazcık nostaljik, birazcık eğlenceli.
Umarım sen de harika bir pazar geçirmişsindir.
Görüşürüz. :)
















