Bir kaç gün önce dolmusa bindim. Her zamanki ve her insanın yaptıgı gibi ücreti ödeyip yerime geçtim. Normalde kısa mesafelerde müzik dinlemeyi seviyorum. Önceden olsa kitap okurdum ama burda en uzak mesafe 15 dakika oldugu için müzik dinlemek daha kolay ve pratik geliyor.
O gün tesadüf kulaklıgım evde kalmıs, cam kenarından dısarıyı seyrede seyrede kendimle konusarak gidiyorum. Kafamdan planlar yapıyorum, sınavları, sunumları blog yazılarını falan düzenliyorum. Bayagı mesgul kafam... Sonra bir telefon çaldı ama ne çalmak bütün dolmus inledi zil sesiyle... Sonra telefonun muhattabı açtı ve basladı konusmaya... Alacaklarını konustu, isinin nasıl battıgını anlattı, hesap soracagından bahsetti... Bütün yolcular olaya bayagı asina olduk. Yüksek ses düskünlügü sadece telefon sesinde degil günlük sohbetlerinde de mevcutmus.
Bütün yol boyunca sohbetini dinledik, susmak bilmedi bagıra bagıra kisilik haklarımıza saldırdı adam resmen. Neden bu saygısızlık? Biz senin bütün yol derdini dinlemek zorundamıyız?
Orta koltuktan yaslı bir amca bu ne yahu diye çıkıs yaptı. Adama hısımla dönüp 'ayıp yahu! kaç kisi burda seni dinliyoruz, hiç mi bitmez söyleyeceklerin dedi.'
Eyvah, amcaya patlıcak bu hanzo dedim! Ne oldu biliyormusunuz? Hiç oralı olmadı. Bayagı duymazdan geldi, keyifle devam etti konusmasına... Bu sefer bütün yolcular cık cıklamaya ayıplamaya basladı... Bizim densiz hanzo, telefonu kapattıkdan sonra 'ne kadar sabırsızsınız surda bir konusturmadınız dedi.. Lafı öylece ortaya söyledi.
Yaptıgı çok normalmis gibi, insanların beynini mesgul etme hakkı varmıs gibi... Bayagı üste çıkar vaziyette savundu kendini... İnerken hala söyleniyordu. Bütün yolcular sok olmustu. Özür dilemek yerine nerdeyse özür diletecekti.
Bu kadar zor mu kibar biri olmak? İnsanların haklarına saldırmadan çevreyi düsünerek hareket etmek bu kadar zor mu?
Biz mi çok düsünceliyiz, bazıları mı çok kaba...
Not: Evet hanzoya çıkıs yapan bir tek yaslı amcaydı. İnsanlar sadece söylenmekle kaldı. Kesin bir tepki koymak yerine pasif söylemleri oldu.
Not2: Amca seni gönülden tebrik ettim!
O gün tesadüf kulaklıgım evde kalmıs, cam kenarından dısarıyı seyrede seyrede kendimle konusarak gidiyorum. Kafamdan planlar yapıyorum, sınavları, sunumları blog yazılarını falan düzenliyorum. Bayagı mesgul kafam... Sonra bir telefon çaldı ama ne çalmak bütün dolmus inledi zil sesiyle... Sonra telefonun muhattabı açtı ve basladı konusmaya... Alacaklarını konustu, isinin nasıl battıgını anlattı, hesap soracagından bahsetti... Bütün yolcular olaya bayagı asina olduk. Yüksek ses düskünlügü sadece telefon sesinde degil günlük sohbetlerinde de mevcutmus.
Bütün yol boyunca sohbetini dinledik, susmak bilmedi bagıra bagıra kisilik haklarımıza saldırdı adam resmen. Neden bu saygısızlık? Biz senin bütün yol derdini dinlemek zorundamıyız?
Orta koltuktan yaslı bir amca bu ne yahu diye çıkıs yaptı. Adama hısımla dönüp 'ayıp yahu! kaç kisi burda seni dinliyoruz, hiç mi bitmez söyleyeceklerin dedi.'
Eyvah, amcaya patlıcak bu hanzo dedim! Ne oldu biliyormusunuz? Hiç oralı olmadı. Bayagı duymazdan geldi, keyifle devam etti konusmasına... Bu sefer bütün yolcular cık cıklamaya ayıplamaya basladı... Bizim densiz hanzo, telefonu kapattıkdan sonra 'ne kadar sabırsızsınız surda bir konusturmadınız dedi.. Lafı öylece ortaya söyledi.
Yaptıgı çok normalmis gibi, insanların beynini mesgul etme hakkı varmıs gibi... Bayagı üste çıkar vaziyette savundu kendini... İnerken hala söyleniyordu. Bütün yolcular sok olmustu. Özür dilemek yerine nerdeyse özür diletecekti.
Bu kadar zor mu kibar biri olmak? İnsanların haklarına saldırmadan çevreyi düsünerek hareket etmek bu kadar zor mu?
Biz mi çok düsünceliyiz, bazıları mı çok kaba...
Not: Evet hanzoya çıkıs yapan bir tek yaslı amcaydı. İnsanlar sadece söylenmekle kaldı. Kesin bir tepki koymak yerine pasif söylemleri oldu.
Not2: Amca seni gönülden tebrik ettim!
Bana ulasmak isterseniz; zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
Kocaman sarıldım kızlar!
Z.
You Might Also Like
Gezdim, Gördüm, Biliyorum ^^ Eski Foça
By zeynep'ingünlügü 04:50 cumartesi, dinlenme, eğlence, en güzel aktivite, eski foça, gezgin, gezi, günlük, mutlu pazar, vlog
Merhaba!
Şuan size önümde deniz, ayaklarım kumda yazıyorum. Tatili umarım en güzel şekilde yasıyorsunuzdur! :)
Benim bu seneki yaz tatilim; İzmir'i merkez alarak çevre sahillere ve plajlara gitmek üzere kurulu.
Foça dan bahsetmek istiyorum size!
İzmir'e en yakın sahil kasabalarından. Denizi güzel, sıcak, küçük bir yer. Ben Eski Foça'ya gittim simdilik. Bir sonraki duragım Yeni Foça olacak. Begenirsem onu da mutlaka yazarım!
Foça'ya ulasımınız oldukça basit; izban'a binip, hatundere duragında iniyorsunuz. İndiginiz durakta 744 foça otobüsleri bekliyor. Aktarma ile foçaya gidebiliyorsunuz.
Denizi kumu gerçekten güzel, ulasımda kolay! Bence bir gitmelisiniz...
Simdi fotograflarla basbasa bırakıyım sizi... :)
Güzel yanlarından birisi ise Pembiskolik ve Beyzayla gitmis olmaktı!
Gittiginizde mutlaka İstanbul Büfede ıslak hamburger yemelisiniz, müthis!
Ve son zamanlarda okumakta oldugum kitabım;
Benim tatilim son hız devam ediyor. Siz neler yapıyorsunuz? Tatilde elinizden düsürmediginiz kitaplar neler?
Bana yazmayı unutmayın kızlar...
Görüsürüz, kocaman sarıldım! :)
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
You Might Also Like
Gezdim, Gördüm, Biliyorum^^ Batum
By zeynep'ingünlügü 07:20 bahar, batum, cumartesi, dinlenme, eğlence, en güzel aktivite, gezgin, gezi, günlük, mutlu pazar
Gezdim, dolaştım; leyleği havada görmüşüm de haberim yok! Bir ay içinde karadeniz kıyısını en doğusundan en batısına kadar gittim. Çok güzel bir deneyim, keşke gezgin olsam dedim.
Batum bu seferki durağım. Son anda karar verip katıldık geziye. Geziye katılmadan tabi ki nereler gezilir, nerelere gidilir, hepsine biraz baktım. Şehirin mimari yapısının çok güzel olduğunu ve mutlaka görülmesi gerektiğini öğrendim. Biz eski batumdan girdik yola, binalar harap, eski, ve yıpranmış şekildeydi.
Nasıl gidilir vize pasaport?
Gürcistan bizden vize yada pasaport istemiyor. Tc kimliğiniz ile çıkış yapabiliyorsunuz. Daha önce gittiğim de çıkış harcı 1tlidi. Bu sefer gittigimiz de 15tl oldugunu ögrendik. Sınır kapısından geçer geçmez taksileri veya dolmuşları görebilirsiniz. Taksiler oldukça pahalı yerel para birimi olan 1 lari karşılığında dolmuşlar sizi merkeze kadar götürüyor.
Dil, anlaşma problemi?
İnsanların yarısı türkçe biliyor. Dil problemi yaşamadan gezebilirsiniz lakin; nedendir bilmiyorum Türklere karşı bir antipatileri var. Halk, polisler, çalışanlar çok suratsız. Eğer ingilizce konuşursanız sizinle gayet düzgün şekilde iletişim kuruyorlar Allah muhafaza bir Türk olduğunuzu anladıkları anda fiyatlarda uçuyor, davranışlarıda değişiyor...
Para birimleri?
Para birimleri olan lari bizim liramızdan daha değerli. öğrendiğimde çok şaşırdım çünkü şehrin bir çok bölgesi muhtaçken paraları bizden daha değerli. Resmi döviz büroları yok. Belli bir kurda yok. kimisi 0.80'den bozarken biraz daha araştırırsanız 0.88'den bozan bile görebilirsiniz. Size tavsiyem acele etmemeniz :)
Nereleri gezilir?
Batum yeni mimarisiyle oldukça ünlü. Botanik bahçesi ise dünya tarafından getirilmiş bir çok agaç çiçek ve bitki barındırıyor. subtropikal iklimi bu konuda elverişli.
Girişte 8lari ücret alıyorlar.Bu parayı verip girmeye değer mi derseniz? Göreceli derim. Cennetten bir köşe falan beklemeyin. Türkiye'nin karadeniz kıyısından hiçbir farkı yok. Bana göre**
Botanik bahçe oldukça büyük bir yer. Bütün bölgelerini gezmeye pek vaktimiz yetmedi.Ordan çıktığımızda teleferikle yukarı çıkıp şehri seyredebileceğimiz söylendi. Biz ise merkezi gezmeyi tercih ettik. Batumi plaza adında bir alışveriş merkezleri var. Ama içinde sadece birinci katta dükkanlar var. İlginç olan ise içinde apple store var. Fiyatlar Türkiyeden farksız.
Gelelim nasıl ve kimle gitmelisiniz?
Öncelikle kesinlikle bu işi bilen bir şirketle gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü bizim gezimiz bu şekilde sonlandı. Yeni Batumun mimarisini araba yolundan gördük. Rehber tam bir faciaydı. Durup fotoğraf çekinemedik, mimarileri inceliyemedik, sokaklarını gezemedik. Bana göre en güzeli yanınıza en iyi arkadaşlarınızı ve bir harita alın çıkın yola derim.
Akşam yemeğini ise gemi şeklinde bir restaurantta yedik. Yerel yemeklerinden haçapuri denilen pide içinde yoğun peynir olan bir yemek yedik. yanında cevizli patlıcan ve tavuk salatası vardı. Yemeklerini oldukça beğendim. Hatta en çok gezinin o kısmını beğendim. :) Yanında da armut suyu ikram ettiler. Benim damak zevkime pek uygun olmasa da bir çok arkadaş beğendi.
Çıkarken bir karton sigara ve bir litre içki alabiliyorsunuz. Ama gürcü tarafının free shopu hiç de free değildi :)
Girişte döviz kurlarını gösteriyorlar, euro karşılığı 2.5tl iken türk parasına çevirdiklerinde 4liradan bozuyorlar euroyu yani satışları da lari üzerinden değil. Oyüzden alışverişinizi merkezdeki dükkanlardan yapmanızı öneririm.
Bir nevi korsan şehir gibi... Beklentilerimi pek karşılıyamadı yine...
Aslında bu gezimi bir vlog halinde çekmiştim. Ama ne yazık ki video kalitesini düşürmeden video düzenlicek program bulamadım. Mecburen bu şekilde yazmak durumunda kaldım. Oldukça uzun bir yazı oldu ama detaylı şekilde aktarmak istedim.
Gidecek veya gitmek isteyenlere faydalı olmak istedim. Hepinizi kocaman kucakladım!
Görüşürüz...
Nasıl gidilir vize pasaport?
Gürcistan bizden vize yada pasaport istemiyor. Tc kimliğiniz ile çıkış yapabiliyorsunuz. Daha önce gittiğim de çıkış harcı 1tlidi. Bu sefer gittigimiz de 15tl oldugunu ögrendik. Sınır kapısından geçer geçmez taksileri veya dolmuşları görebilirsiniz. Taksiler oldukça pahalı yerel para birimi olan 1 lari karşılığında dolmuşlar sizi merkeze kadar götürüyor.
Dil, anlaşma problemi?
İnsanların yarısı türkçe biliyor. Dil problemi yaşamadan gezebilirsiniz lakin; nedendir bilmiyorum Türklere karşı bir antipatileri var. Halk, polisler, çalışanlar çok suratsız. Eğer ingilizce konuşursanız sizinle gayet düzgün şekilde iletişim kuruyorlar Allah muhafaza bir Türk olduğunuzu anladıkları anda fiyatlarda uçuyor, davranışlarıda değişiyor...
Para birimleri?
Para birimleri olan lari bizim liramızdan daha değerli. öğrendiğimde çok şaşırdım çünkü şehrin bir çok bölgesi muhtaçken paraları bizden daha değerli. Resmi döviz büroları yok. Belli bir kurda yok. kimisi 0.80'den bozarken biraz daha araştırırsanız 0.88'den bozan bile görebilirsiniz. Size tavsiyem acele etmemeniz :)
Nereleri gezilir?
Batum yeni mimarisiyle oldukça ünlü. Botanik bahçesi ise dünya tarafından getirilmiş bir çok agaç çiçek ve bitki barındırıyor. subtropikal iklimi bu konuda elverişli.
Girişte 8lari ücret alıyorlar.Bu parayı verip girmeye değer mi derseniz? Göreceli derim. Cennetten bir köşe falan beklemeyin. Türkiye'nin karadeniz kıyısından hiçbir farkı yok. Bana göre**
Botanik bahçe oldukça büyük bir yer. Bütün bölgelerini gezmeye pek vaktimiz yetmedi.Ordan çıktığımızda teleferikle yukarı çıkıp şehri seyredebileceğimiz söylendi. Biz ise merkezi gezmeyi tercih ettik. Batumi plaza adında bir alışveriş merkezleri var. Ama içinde sadece birinci katta dükkanlar var. İlginç olan ise içinde apple store var. Fiyatlar Türkiyeden farksız.
Gelelim nasıl ve kimle gitmelisiniz?
Öncelikle kesinlikle bu işi bilen bir şirketle gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü bizim gezimiz bu şekilde sonlandı. Yeni Batumun mimarisini araba yolundan gördük. Rehber tam bir faciaydı. Durup fotoğraf çekinemedik, mimarileri inceliyemedik, sokaklarını gezemedik. Bana göre en güzeli yanınıza en iyi arkadaşlarınızı ve bir harita alın çıkın yola derim.
Akşam yemeğini ise gemi şeklinde bir restaurantta yedik. Yerel yemeklerinden haçapuri denilen pide içinde yoğun peynir olan bir yemek yedik. yanında cevizli patlıcan ve tavuk salatası vardı. Yemeklerini oldukça beğendim. Hatta en çok gezinin o kısmını beğendim. :) Yanında da armut suyu ikram ettiler. Benim damak zevkime pek uygun olmasa da bir çok arkadaş beğendi.
Çıkarken bir karton sigara ve bir litre içki alabiliyorsunuz. Ama gürcü tarafının free shopu hiç de free değildi :)
Girişte döviz kurlarını gösteriyorlar, euro karşılığı 2.5tl iken türk parasına çevirdiklerinde 4liradan bozuyorlar euroyu yani satışları da lari üzerinden değil. Oyüzden alışverişinizi merkezdeki dükkanlardan yapmanızı öneririm.
Bir nevi korsan şehir gibi... Beklentilerimi pek karşılıyamadı yine...
Aslında bu gezimi bir vlog halinde çekmiştim. Ama ne yazık ki video kalitesini düşürmeden video düzenlicek program bulamadım. Mecburen bu şekilde yazmak durumunda kaldım. Oldukça uzun bir yazı oldu ama detaylı şekilde aktarmak istedim.
Gidecek veya gitmek isteyenlere faydalı olmak istedim. Hepinizi kocaman kucakladım!
Görüşürüz...
You Might Also Like
Herkese merhaba!
Bugün her zamankinden biraz farklı bir konsptle karşınızdayım. Yoğun tempomun yavaşlaması münasebetiyle iyiden iyiye tatil planları yapmaya başladım. Aklımın sürekli bir köşesinde olan interrail planını yavaştan yürürlüğe mi koysam? uçakla mı gezsem? ay yanımda kim gelir vs. diye düşünüp duruyorum. Zeynepcim ben de bir avrupa gezisi düşünüyorum ben varım derseniz el kaldırın fena halde kafayı takmış durumdayım.
Nereler gezilir, nerelere gidilir? derken... Karadenizde gezmediğim yer kaldı mı diye düşündüm. Büyük çoğunluğunu gezdim. Hali hazırda ülkemin güzide yerlerinden biri olan karadeniz bölgesini gezmek görmek isteyenlerin olabileceğini düşündüm. Ve işte burdayız...
Bu bir nostalji, hafif gezi tavsiyesi, Bol fotoğraf içeren bir yazıdır efendim :) Fotoğraflar geçmişe dönük 4 seneyi kapsamakta bu sayede benim geçirdiğim evrime de şahit olabilirsiniz :) Keyifli okumalar!
İlk olarak Giresundan başlayalım istedim. 1 sene boyunca eğitim gönüllülerinde çalıştım. O dönemde bir kutlama münasebetiyle kök eve gittik. Yeşilliği ve berrak deresiyle hayran kaldım! Bana göre karadenizde en güzel köylerden birinde, saklı kalmış bir cennet gibi...
Gezebilceğiniz bir orman, buz gibi akan bir deresi var. Birde orda yetişen balıkları pişiren küçük sevimli bir yer var. Aklımdaki o balığın lezzeti hala damağımda! :)
O kadar güzel ve eğlenceli bir yerdi ki; gezmekten fotoğraf çektirmek aklımıza gelmemiş. Keşke bütün hafızamızdaki fotoğrafları aktarabilsek :)
Giresuna gelipde sahil kenarında ki cafe de puga da oturmayanı dövüyorlar anacım! :) Giresunun en lüks mekanlarından diyebiliriz. Denize sıfır bir cafe hizmet güzel, hızlı ama samimiyet güler yüz bulamazsınız. Çalışanlar robot mu? insan mı ayırt etmek güç! Aradığınız; siparişin yanında iki güzel söz, güler yüz, hoş sohbet çalışanlarsa size en samimi tavsiyem sokak kafe olucaktır. Onun detaylı yazısı daha sonra gelicek. :)
Yaz kış en sevdiğim manzara... Limandan gün batımını izlemek. Bunun bir de kale versiyonu var ama 4 senede toplasan 4 kere çıkmadığım için kaleye elimizde oranın görüntüleri yok efendim. Not alındı en yakın vakitte kaleye çıkılıcak! :)
Karadeniz gezmesinin ilk ayağı giresun. Beğendiniz mi? bu yazının devamı gelsin mi? yoksa zeynep allah aşkına sen yazma mı dersiniz? :) (desenizde ben yazarım galiba :))
Karadenizde en çok görmek istediğiniz yer neresi? Eğer gittiysem onunlada ilgili bir şeyler yazarım. :)
Giresunun birde kendine özgü şehir blogu var. Duymuş muydunuz? Onunda linkini buraya bıraktım. Benim eski yazılarımı da okumak istersiniz belki.
Ben kaçtım kızlar! hepinizi çok kocaman kucakladım...
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
Bugün her zamankinden biraz farklı bir konsptle karşınızdayım. Yoğun tempomun yavaşlaması münasebetiyle iyiden iyiye tatil planları yapmaya başladım. Aklımın sürekli bir köşesinde olan interrail planını yavaştan yürürlüğe mi koysam? uçakla mı gezsem? ay yanımda kim gelir vs. diye düşünüp duruyorum. Zeynepcim ben de bir avrupa gezisi düşünüyorum ben varım derseniz el kaldırın fena halde kafayı takmış durumdayım.
Nereler gezilir, nerelere gidilir? derken... Karadenizde gezmediğim yer kaldı mı diye düşündüm. Büyük çoğunluğunu gezdim. Hali hazırda ülkemin güzide yerlerinden biri olan karadeniz bölgesini gezmek görmek isteyenlerin olabileceğini düşündüm. Ve işte burdayız...
Bu bir nostalji, hafif gezi tavsiyesi, Bol fotoğraf içeren bir yazıdır efendim :) Fotoğraflar geçmişe dönük 4 seneyi kapsamakta bu sayede benim geçirdiğim evrime de şahit olabilirsiniz :) Keyifli okumalar!
İlk olarak Giresundan başlayalım istedim. 1 sene boyunca eğitim gönüllülerinde çalıştım. O dönemde bir kutlama münasebetiyle kök eve gittik. Yeşilliği ve berrak deresiyle hayran kaldım! Bana göre karadenizde en güzel köylerden birinde, saklı kalmış bir cennet gibi...
Gezebilceğiniz bir orman, buz gibi akan bir deresi var. Birde orda yetişen balıkları pişiren küçük sevimli bir yer var. Aklımdaki o balığın lezzeti hala damağımda! :)
O kadar güzel ve eğlenceli bir yerdi ki; gezmekten fotoğraf çektirmek aklımıza gelmemiş. Keşke bütün hafızamızdaki fotoğrafları aktarabilsek :)
Giresuna gelipde sahil kenarında ki cafe de puga da oturmayanı dövüyorlar anacım! :) Giresunun en lüks mekanlarından diyebiliriz. Denize sıfır bir cafe hizmet güzel, hızlı ama samimiyet güler yüz bulamazsınız. Çalışanlar robot mu? insan mı ayırt etmek güç! Aradığınız; siparişin yanında iki güzel söz, güler yüz, hoş sohbet çalışanlarsa size en samimi tavsiyem sokak kafe olucaktır. Onun detaylı yazısı daha sonra gelicek. :)
Yaz kış en sevdiğim manzara... Limandan gün batımını izlemek. Bunun bir de kale versiyonu var ama 4 senede toplasan 4 kere çıkmadığım için kaleye elimizde oranın görüntüleri yok efendim. Not alındı en yakın vakitte kaleye çıkılıcak! :)
Karadeniz gezmesinin ilk ayağı giresun. Beğendiniz mi? bu yazının devamı gelsin mi? yoksa zeynep allah aşkına sen yazma mı dersiniz? :) (desenizde ben yazarım galiba :))
Karadenizde en çok görmek istediğiniz yer neresi? Eğer gittiysem onunlada ilgili bir şeyler yazarım. :)
Giresunun birde kendine özgü şehir blogu var. Duymuş muydunuz? Onunda linkini buraya bıraktım. Benim eski yazılarımı da okumak istersiniz belki.
Ben kaçtım kızlar! hepinizi çok kocaman kucakladım...
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
You Might Also Like
Karadenizde Nereler Gezilir? ^^ Trabzon
By zeynep'ingünlügü 06:54 cumartesi, eğlence, en güzel aktivite, ev, gezgin, gezi, günlük, mutlu, mutlu pazar, nostalji, tembel gün
Gezgin yazılarımızda bugün Trabzonu yazmak istedim. :)
Sümela manastrı, sera gölü, Atatürk köşkü...
Eğer fırsatınız olursa kaçırmamanız gereken yerler olduğunu düşünüyorum. Karadenizin güzelliği anlatıldığı kadar var. Hayata bir kez geldiğimizi düşünürsek, gezgin olmak için geç değil.
Sera gölü;Coğrafi konumundan, stratejik özelliğinden bahsetmicem. :) Yeşil bir vadi ve bir göl düşünün, ne kadar güzel olabilirse kat be kat daha güzel... Eğer isterseniz; gölde teknelerle turlayabiliyorsunuz.
Atatürk köşk'ü; Atatürk'ün trabzon ziyaretlerinde kaldığı köşk.
Sümela manastrı; adına hikayeler yazılan, filmler çekilen yer. Oldukça etkileyici bir yer olmakla birlikte çok sapa yollardan varılıyor. Gençken gezilmesini tavsiye edebilirim.
Sizin gitmeyi düşündüğünüz bir yer var mı? Yada buraları gezdiniz mi? Düşüncelerinizi bana yazmayı unutmayın kızlar!
Görüşürüz...
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com
Sümela manastrı, sera gölü, Atatürk köşkü...
Eğer fırsatınız olursa kaçırmamanız gereken yerler olduğunu düşünüyorum. Karadenizin güzelliği anlatıldığı kadar var. Hayata bir kez geldiğimizi düşünürsek, gezgin olmak için geç değil.
Sera gölü;Coğrafi konumundan, stratejik özelliğinden bahsetmicem. :) Yeşil bir vadi ve bir göl düşünün, ne kadar güzel olabilirse kat be kat daha güzel... Eğer isterseniz; gölde teknelerle turlayabiliyorsunuz.
Atatürk köşk'ü; Atatürk'ün trabzon ziyaretlerinde kaldığı köşk.
Sümela manastrı; adına hikayeler yazılan, filmler çekilen yer. Oldukça etkileyici bir yer olmakla birlikte çok sapa yollardan varılıyor. Gençken gezilmesini tavsiye edebilirim.
Görüşürüz...
zeynep.dilara.durmaz@hotmail.com


























